Petroldeki Düşüşün Perde Arkası

ABD’nin Baker Hughes şirketi tarafından her cuma yayınlanan sondaj kuyusu raporuna petrolü etkileyen en önemli faktörlerden biri olarak sıkça dikkat çektik [1] [2]. Baker Hughes bu raporda ABD’de aktif olarak çalışan gaz ve petrol kuyusu sayısını rapor ediyor.

Bundan tam iki sene önce ABD’de 1500 üzerinde kuyu aktif olarak petrol çıkartırken bu sene Mayıs ayında bu rakam 320 altına kadar geriledi. Petrol fiyatlarında 26.00 dolardan 50.00 dolara yaşanan toparlanmada zayıflayan doların yanında aktif petrol kuyusu sayısındaki düşüş de bir o kadar etkiliydi.

Düşen petrol fiyatları çıkarma maliyeti 50.00 – 60.00 dolar civarında olan kaya gazı üreticilerinin sondaj kuyularına kilit vurmasına neden olmuştu. Tabi bu iki sene içinde kaya gazı üreticileri boş durmadılar ve gelişen teknolojiyle kimi yerlerde maliyeti 45.00 – 40.00 dolara kadar indirdiler.

Mayıs ayından bu yana sondaj kuyusu sayısında artış trendinin başlaması da bu tezi destekliyor. Mayıs ayı sonunda 316’ya kadar gerileyen sondaj kuyusu sayısı o tarihten bu yana kademeli olarak yükseliyor ve bu yükseliş petrol fiyatlarının 40.00 dolar seviyesini aşarak 45.00 üzerini zorladığı döneme denk geliyor. En son geçtiğimiz cuma günü açıklanan rapora göre aktif petrol kuyusu sayısı 371’e yükselmiş durumda.

baker_hughes_rigcount
Kaynak: Baker Hughes

İki yıl öncesine göre bu rakam hala çok çok düşük ve Mayıs’tan bu yana sadece 55 petrol kuyusu tekrar aktif hale gelmiş. Fakat fiyatların yükselmesiyle birlikte tekrar iş başı yapmaya hazır olarak tetikte bekleyen yüzlerce petrol kuyusunun varlığını piyasalar tekrar hatırlamış gibi görünüyor.

Yükselen petrol fiyatları diğer kuyularda maliyeti kurtaracak seviyelere ulaşırsa arz tekrar yükselecek ve bu da petrol fiyatları üzerindeki baskıyı artırarak fiyatlardaki yükselişi sınırlayacak. Yani petrol fiyatlarındaki yükseliş bir anlamda kendi kendini yok eden bir özelliğe sahip aslında.

Bu nedenle de global talep tarafında bir iyileşme ve/veya ABD dışı arz tarafında bir şok yaşanmadığı sürece petrolde 60.00 dolar üzerine doğru yükselişler kalıcı olmasını beklemiyoruz ve 65.00 – 55.00 dolar arası fiyatlar satış fırsatı olarak değerlendirilmeli görüşündeyiz.

Dolar ve Fed Etkisi

Petrolü arz/talep dengesi kadar etkileyen diğer bir faktör de dolardaki gidişat. Sonuç olarak dolar bazlı petrol fiyatlarından bahsediyoruz ve dolardaki güçlenme veya zayıflama petrol fiyatlarını doğrudan ve çok ciddi bir şekilde etkiliyor.

Fed’in ilk tahmin edilen (her sene toplamda 100 baz puan) hızda faiz artırmayacağının anlaşılması sonrası doların zayıflaması da petrol fiyatlarının 50.00 dolar üzerine kadar yükselmesine büyük katkıda bulundu. Yine son haftalardaki geri çekilmede doların güçlenmesinin de önemli payı var. Dolayısıyla bundan sonra Fed’in verdiği mesajlar ve faiz artışı beklentileri de petrol fiyatlarını etkilemeye devam edecek.

Özetle şu anki şartlarda 60.00 üzerine yükselişlerin uzun süreli olmasını beklemiyoruz ve 65.00 – 55.00 bölgesini satış fırsatı olarak görüyoruz. Bununla birlikte doların gidişatı ile birlikte ABD sondaj kuyusu sayısındaki trend ileriye dönük olarak takip edilmesi gereken faktörler olarak not edilmeli. Kısa vadeli teknik seviyelere baktığımızda ise 42.50 – 42.00 bölgesi destek, 45.00 – 44.50 bölgesi ise en yakın direnç.

****

Geçmiş dönemlerde aynı kategoride neler yazdık? Sizi Japonya, Deflasyon ve Petrol başlıklı yazımıza davet edelim.