Japonya Ekonomisinde Yaşanan Gelişmeler

Japonya Ekonomisi Kurtulur Mu?

Japonya 1990’lardan beri içinden çıkılmaz bir sarmalın içinde ne yapsalar yetersiz kalıyor, bir türlü istedikleri ekonomik göstergeleri yakalayamıyorlar. Japonya düşük ekonomik büyüme, kalıcı deflasyon ve çok sayıda olan ödenmeyen kredilerle savaşıyor. Bu krediler 1997 Asya finans krizinin ve 2000 Nasdaq krizinin Japon ekonomisine armağanlarıdır. Deflasyon en büyük problemleri haline gelmiş durumda ne yapsalar ne etseler enflasyonu istenen seviyeye(2%) taşıyamıyorlar. Ekonomiyi hareketlendirmek için 2000’lerin başından beri niceliksel para genişlemeleri yapıldı. Bu niceliksel genişlemeler ilk olarak 2001’de başladı ve 2006’da son buldu ama bu genişleme hastalığı tedavi etmede yetersiz kaldı. 2011’de tekrardan parasal genişlemeye gittiler ve 2012’de yine ama bu sefer Japonya Başbakanı Shinzo Abe’nin yönetiminde “Abeconomics” olarak bilinen ekonomik kalkınma programıyla yola devam ettiler.
Abeconomics reflasyon, mali genişleme politikası ve sürdürülebilir yapısal ekonomik reformlara dayanıyor. Bunlar Abe’nin “üç okuydu”. Reflasyonu açacak olursak tedavüldeki paranın deflasyon öncesindeki değerine kavuşması için artırılması veya azaltılması diyebiliriz. Japonya için arttırma söz konusu.
Aslına bakılırsa Başbakan Abe’nin planı kayda değer bir başlangıç yaptı. Japonya Merkez Bankası (BOJ) Abe’nin planını benimsedi ve büyük tahvil alımlarına başladı. Merkezi yönetim harcama musluklarını açtı. Bütün bunların sonucu olarak piyasa ralli yaptı ve yen tüm para birimlerine karşı büyük bir değer kaybı yaşadı.
Abe’nin planına göre fiyatların ve karların artmaya başlaması çalışanların maaşlarına artış olarak yansıyacak, maaşı artan çalışanlar mal ve hizmet harcamalarını arttıracak ve bu da fiyatlar üzerinde yukarı yönlü bir baskı yaratacaktı. Eğer kendi kendini besleyen bu döngü başarılı olsaydı enflasyon canlanacak ve sürdürülebilir bir ekonomik büyüme elde edilecekti. Ancak bu program bocaladı. Maaş artışları sönük kaldı ve enflasyon merkez bankasının hedefi olan 2% seviyesinin altında kaldı. 2015 ikinci çeyrekte GSYH yıllık bazda 1.2% küçülme gösterdi ve Japonya üçüncü çeyrekte de ekonomik küçülme ile teknik resesyon riski ile karşı karşıya.
Bu arada derecelendirme kuruluşları Japonya’nın astronomik devlet borçlarına dikkatlerini yoğunlaştırdılar ve endişelenmeye başladılar. Japonya’nın borcu GSYHsine oranla 250% seviyelerine tırmandı. Bütün bunların olurken son olarak Standard & Poor’s Japonya’nın notunu düşürdü.
Peki, Abe Neden Başarısız Oldu?
 
Abe’nin üçüncü oku yani ekonomik reform, hedefi ıskaladı. Hızla yaşlanan iş gücüne takviye için daha fazla göçmenin ülkeye girişine izin verildi ama bu politika bir yere varmadı. İş gücü piyasasında planlanan değişiklikler de çamura saplandı. Her ne kadar Abeconomics’i oluşturan öğelerden bir tanesi mali genişleme politikası olsa da Nisan 2014’te tüketim vergilerine getirilen artışla bu öğe mali sağlamlaşmaya dönmüştür. Abeconomics’in enflasyonu yükseltme çabasında bocalamasına da bu vergi artışı neden oldu. Ancak hem Abe hem de müttefiki BOJ hala pes etmedi. Bu ay sonunda merkez bankasından yeni bir parasal genişleme hamlesi gelme ihtimali var.
Başbakan Abe bugün 490 trilyon Yen olan gayri safi yurtiçi hasılayı 600 trilyon Yen’e getirmeyi hedeflemekte ama bu hedefe ne zaman ulaşılacağını açıklamış değil. Hedef yılı ancak 2020 olacak gibi gözüküyor.
Bitirirken değinmeden geçemeyeceğimiz bir nokta ise tüketici fiyat endeksinin Japonya’da nasıl hesaplandığı. Diğer birçok ülkede çekirdek tüketici fiyat endeksi hesaplanırken enerji ve taze gıda fiyatları hesaba katılmaz. Japonya’da ise enerji fiyatlarını hesaba katarken, taze gıda fiyatlarını hesap dışı bırakıyor. Bu bilgi ışığında dünyada düşen enerji(petrol) fiyatlarının deflasyonda hatırı sayılır bir etkiye sahip olduğunu göz ardı edemeyiz. Eğer Japonya standart hesap yöntemini kullansaydı, çekirdek enflasyon endeksi 0,5% ile 1% arasında olurdu.
Başbakan Abe 2018’e kadar görevinin başında ve ülkesine bu engeli atlatmada kararlı fakat Japonya’nın nasıl düzlüğe çıkacağı, 20 senedir süren durgunluğundan nasıl kurtulacağı bilinmez. Dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi Japonya başarısız olursa, Yunanistan krizi sırasında yaşananlar global ekonomi açısından olacakların yanında güzel güneşli bir günde yapılan piknik gibi kalacaktır.
****

Geçmiş dönemlerde aynı kategoride neler yazdık? Sizi Forex Takvimi - 26.05.2015 başlıklı yazımıza davet edelim.