Petrol Yorumu – 04.02.2016

Petrolün Suçu Ne?

Son bir iki yılın en önemli piyasa hikayelerinden biri petrol fiyatlarında yaşanan büyük çöküş. Çok değil daha Haziran 2014’de 105.00 dolar seviyelerindeydi ham petrol. Şimdi baktığımızda ise 33.00 dolar seviyelerinde bir fiyat görüyoruz grafikte.
2008 – 2009 krizi sırasında benzer bir serbest düşüş yaşamıştı kara altın olarak da nitelendirilen petrol. Hatta o kriz daha kısa sürede daha keskin bir gerilemeye neden olmuştu. 2008 Temmuz’da 147.00’lerde işlem gören bir varil petrol Aralık ayına geldiğimizde 32.00 dolarlara kadar gerilemişti.
Krizin geride kalması ve global büyümenin tekrar ivme kazanmasıyla kendine gelen petrolün 2011 başlarında 110.00 dolar üzerine kadar yükseldiğine tanıklık etmiştik. Yani krizin talep üzerinde yarattığı baskıyla çöken petrol toparlanan global ekonomi ve iyileşen talep ile verdiklerinin büyük bölümünü geri almıştı. Yani talep bazlı bir hareketten bahsediyoruz 2008 – 2011 arasındaki yaşanan hızlı petrol hareketleri için.
Son bir buçuk yıldır yaşanan düşüşün birincil sanığı ise arz tarafı. Analizimizi daha derinleştirmeden bundan sonra konuşacaklarımız için bir alt yapı oluşturalım. Biraz rakamlardan bahsedeceğiz. Rakamlar hem yazan hem de okuyan için işin en sıkıcı tarafıdır fakat buradan gidersek daha sağlıklı ve isabetli bir analize ulaşırız. Yani belgeyle konuşalım analizimizin bu aşamasında.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) verilerine göre 2015 dördüncü çeyrekte petrol üretimi günlük 96.88 milyon varilken tüketim 95.05 milyon varil. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre ise aynı dönemde günlük üretim 95.95 milyon varil, tüketim ise 94.28 milyon varil. Yani her iki kuruma göre de günlük 1,5 – 2,0 milyon varillik bir arz fazlası var piyasalarda ve bu arz fazlası 2014 üçüncü çeyrekten bu yana aşağı yukarı bu seviyelerde devam ediyor.
petrol-tuketimi

Global ekonomideki yavaşlamayla talep artışının da yavaşladığını fakat üretim tarafının pek buna ayak uydurmadığını görüyoruz. Mesela 2014 üçüncü çeyrek ile 2015 ikinci çeyrek arasında talep neredeyse sabit kalırken arz tarafında yukarı yönlü trend devam etmiş. Buna en önemli neden olarak üreticilerin pazar payını kaptırmamak veya rakiplerini piyasadan temizlemek amacıyla fiyatları aşağı çekme stratejisi gösteriliyor.
Burada OPEC için bir parantez açalım. Özellikle yüksek maliyetli ABD kaya gazı üreticilerinin kepenk indirmeleri için zarar etme pahasına düşen petrol fiyatlarına izleyici kalmaktan başka bir tepki vermedi kartel. Hatta en son Aralık ayındaki toplantıda günlük 30 milyon varil üretim tavanını devam ettirme konusunda da bir anlaşma sağlayamadı OPEC üyeleri.
Arz fazlası çöküşün bir ayağı. Diğer bir ayak dolar. Petrol fiyatlarından bahsederken dolar bazlı rakamlardan bahsediyoruz. Bu nedenle dolardaki hareketler bir arz – talep dengesi veya dengesizliği kadar petrol fiyatlarına yön verebiliyor. 2014 Haziran’da 80.00 seviyelerinde olan dolar endeksi şu an 100.00 seviyesinin kapısında. Fed’in hazırladığı ticaret ağırlıklı dolar endeksi ise 2014 Haziran’da 102.00 seviyelerindeyken şu anda 123.00 seviyesinin üzerinde. Yani petrolün çöküş yaşadığı süre zarfında dolar da %20’den fazla değer kazanmış.
dolar-endeksi
Kaynak: Federal Reserve Bank of St. Louis
Dolardaki yükselişin nedeni ise artık herkesin malumu. Fed taa 2014 yaz aylarında parasal sıkılaştırmanın başlayacağını belli etmeye başlamış ve en sonunda 2015 Aralık ayındaki toplantıda neredeyse 10 sene sonra ilk kez faiz artışı ile sıkılaştırma sürecine start vermişti.
Yani arz fazlası ve dolar el ele verip 18 ay içinde %70’lere varan bir kayıp ile petrolü son 13 yılın dibine kadar çekmişler. Peki düşüş devam eder mi yoksa artık dibi gördük mü? İran yaptırımlarının kalkması petrolü nasıl etkileyecek? Cevaplar bir sonraki bölümde…
****

Geçmiş dönemlerde aynı kategoride neler yazdık? Sizi Forex Takviminde Bugün Neler Bekleniyor başlıklı yazımıza davet edelim.