FED YAZI DİZİSİ BÖLÜM 5

Büyük Buhran Nedir? Fed mi Neden Oldu?

Birinci Dünya Savaşı sırasında yıpranmış ABD ekonomisi 1920’lere hızlı giriyor. Savaşı finanse etmek için yükseltilmiş vergiler tekrar geri indiriliyor, devletin ekonomi üzerindeki etkisi küçültülüp kontrol daha çok özel sektöre devrediliyor. Fed de genişlemeci bir para politikası benimsiyor. Faizler ve munzam karşılıklar düşürülüyor, krediler tarafında da kesenin ağzı sonuna kadar açılıyor.
Yine kısa süreli olağan resesyonlar yaşanıyor yirmilerde fakat genel olarak yıkıcı bir etkisi yok ve paniğe neden olmuyor. ‘Kükreyen Yirmiler’ olarak da bilinen 1920’lerde orta kesimin refah seviyesinin hızlı bir şekilde yükseldiğine tanıklık ediyoruz. Seri üretim sayesinde Birinci Dünya Savaşı öncesi sadece zenginlerin ulaşabildiği otomobil, radyo, telefon gibi ürünler orta direğin de radarına giriyor. Ayrıca yeni otoyollar, demiryolları, elektrik hatları ile altyapıda da altın bir çağ başlıyor.
Tabi ki borsaya da yansıyor bu aşırı toz pembe hava. Dow Jones 1920 senesine 100.00 seviyelerinde başlıyor ve hiç arkasına bakmadan yükseliyor 380.00 üzerine kadar 1920’lerin sonuna doğru. Herkes artık kötü günler geride kaldı diyor ve bu güzel günler sonsuza dek sürecek algısıyla çılgın bir tüketim akımı var. Fakat 1929’lere geldiğimizde S.O.S. vermeye başlıyor borsalar ve bir kaç mini öncü sarsıntı sonrası büyük deprem Ekim 1929’de başlıyor.
24 Ekim 1929’da Dow Jones endeksi açılıştaki panik satışlarıyla %10’dan büyük bir kayıp yaşıyor. Günün geri kalanında toparlanan endeks nette %2 ekside kapansa da 24 Ekim 1929 Kara Perşembe sıfatını yemekten kurtulamıyor.  Cuma günü yaşanan hafif toparlanma sonrası satışlar Kara Pazartesi olarak adlandırılan 28 Ekim 1929 ve Kara Salı olarak bildiğimiz 29 Ekim 1929’da da devam ediyor. Kara Pazartesi’de kayıp %13 üzerinde, Kara Salı’da ise %12’ye yakın kan kaybediyor Dow Jones.
Sonraki üç yıl içerisinde 250 puandan 50 puanlara kadar gerileyen endekste kayıp %80’i buluyor. Bugünle kabaca bir kıyaslama yapacak olursak şu an 68 bin seviyelerindeki BIST 100 endeksinin üç yıl içinde 13 bin seviyelerine kadar gerilemesine denk geliyor bu büyük çöküş. 
Çöküş ile birlikte iflas eden bankalar ve kendi bankalarının da iflas edeceği korkusuyla paralarını çekmek için bankalarına hücum eden hesap sahiplerinin yarattığı panik sarmalı ile banka iflasları birbirini takip ediyor. Yatırımlar, tüketim, dış ticaret daralıyor ve ABD resmen Büyük Buhran topraklarına adım atmış oluyor.
Öyle ciddi bir kriz ki %10’luk bir deflasyon ve %25’lere varan bir işsizlik oranı görüyor ABD. Reel gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) %25’e yakın daralıyor üç yıllık süre içinde ve para arzında da %30 üzerinde bir daralma yaşanıyor. Yine bugünle bir kıyaslama yaparsak hafızalarda daha çok taze olan 2007-2009 finansal krizi sırasında ABD’de işsizlik oranı maksimum %10 seviyelerini görmüş ve deflasyon %2’lerde sınırlı kalmıştı. Reel GSYİH’deki küçülme ise %3’e bile ulaşmamıştı bu krizde. Yani Büyük Buhran şiddetinde bir kriz şimdi yaşansa ABD ve global piyasalarda nasıl bir çöküş yaratır sorusunun cevabını ise sizin hayal gücünüze bırakıyoruz artık.
Yarattığı sonuçlar az çok belli Büyük Buhran’ın. Fakat nedenleri konusunda herkes topu bir birine atıyor. İlk teori Fed’in Kükreyen Yirmiler sırasında para politikasını aşırı genişlemeci tutarak aşırı risk alımına ve borsalarda spekülatif bir ralliye neden olması ve bunu fark ettiği sırada attığı önleyici adımlarla krizi daha da körüklediği yönünde.
Ekonomik büyümeye destek için 1920’lerde faizleri ve munzam karşılıkları düşük tutuyor Fed. Krediler konusunda cömert ve para arzında ciddi bir artış var. Fakat izlenilen bu politikanın aşırı risk alımına neden olduğunu ve borsalarda spekülatif bir yükseliş olduğunu gören Fed 1928’de faiz artırmaya başlıyor. Fed ayrıca bankalara sağladığı kredi ve likidite imkanlarını da kısıyor.
Tüm zamanların en saygı gösterilen ve Nobel Ödüllü ekonomist Milton Friedman’a göre Büyük Buhran’a neden olan tam da Fed’in bu beceriksizliği. Friedman 1929’daki Wall Street çöküşü sonrası bankalara hücum eden hesap sahiplerinin paralarını çekmesiyle kasaları boşalan bankaları Fed’in kredi desteği sağlamayarak iflasa terk ettiğini düşünüyor. Friedman’a göre eğer Fed parasal şartları sıkılaştırmak yerine para arzını büyütmeye devam etseydi 1929’deki kriz sıradan bir resesyon olarak geride kalabilirdi.
Fed’in kendi kaynağına göre ise krizin en ciddi sebebi aşırı üretim sonucu düşen tahıl fiyatları nedeniyle çiftçilerin mortgage kredilerini geri ödeyememesi ve borsalarda oluşan balon. Fed içinde çok önemli bir lider olan ve üstün para politikası yönetimi ile bilinen New York Fed başkanı Benjamin Strong’un vefat etmesi sonrası politikalarda ve liderlikte yaşanan değişiklikler de krizin en önemli nedenlerinden biri olarak öne sürülüyor. 1935 yılında Kongre’de ifade veren Fed başkanı Irving Fisher, Strong’un ve onunla birlikte politikalarının mezara gitmesini krizin şiddetlenmesine neden olarak gösteriyor ve O’nun hayatta olması durumunda işlerin çok daha farklı olabileceğini söylüyor.
Bu arada krize neyin veya kimin neden olduğu konusunda Milton’un haklılığının Fed’in en önemli isimlerinden biri tarafından da dile getirildiğini biliyoruz. Yellen’den önceki Fed başkanı Bernanke’nin 2002’de henüz Guvernörler Kurulu üyesiyken Friedman’ın doksanıncı doğum günü kutlamasında yaptığı konuşmada Büyük Buhran’ı kastederek ‘Haklısın, biz yaptık. Özür diliyoruz. Ama siz sağolun tekrar yapmayacağız’ dediği hala Fed’in kendi kayıtlarında mevcut.
1933 yılında ABD’de başkanlık koltuğuna oturan Franklin Roosevelt’in getirdiği bir dizi yasa ve önlemlerle krizi aşmada çok önemli adımlar atılıyor. Bu önlemlerin başında 6 – 9 Mart 1933 arasında dört günlük banka tatili ilan etmek ve Acil Bankacılık Yasası’nı (Emergency Banking Act) Kongre’den geçirmek var. O sırada Fed de ihtiyaç duyan bankalara sınırsız acil destek fonu sağlama kararı alıyor ve bankalar tekrar açıldıktan sadece bir kaç hafta sonra kriz sırasında çekilen nakdin üçte ikisi hesap sahipleri tarafından geri yatırılıyor. Ayrıca 15 Mart’da Dow Jones endeksi %15 üzerinde bir ralli ile tarihinin en yüksek günlük rallisine imza atıyor. Bu %15’lik rallinin bugün bile Dow’daki yüzde ve günlük bazda en büyük ralli rekorunu koruduğunun altını çizelim.
Büyük Buhran sonrası Federal Rezerv Sistemi’nde de bazı köklü değişikliklere gerek görülüyor. Mesela şu ana kadar yazı dizimizde hiç bahsetmediğimiz FOMC kuruluyor. Peki FOMC ne? Fed ile FOMC arasındaki fark nedir? Bugünkü Fed’e şekil veren diğer önemli gelişmeler neler? Yazı dizimizin altıncı bölümünde…
****

Geçmiş dönemlerde aynı kategoride neler yazdık? Sizi Haftalık Piyasa Raporu/17.05.2015 başlıklı yazımıza davet edelim.