FED YAZI DİZİSİ BÖLÜM 3

Jekyll Adası Yaratığı ve Komplo Teorileri

1910 Kasım ayı, zengin ailelerin kış aylarında tatil için sıkça ziyaret ettiği Georgia açıklarındaki Jekyll Adası’na yine önde gelen misafirler varıyor. Misafirler arasında bankacılar, siyasetçiler ve bürokratlar var. Bu gözde tatil adasına gelme amaçları ise tatil değil çok gizli tutulan bir toplantı… 
Bir kaç sene sonra kurulacak olan ve şimdilerde sadece ABD değil tüm dünya ekonomisini derinden etkileyebilen kararlar veren Federal Rezerv Sistemi’nin temellerinin atıldığı bir toplantı. Toplantıyı düzenleyen Rhode Island senatörü Nelson Aldrich.
1907 krizinin yarattığı büyük travma sonrası bankacılık sisteminin kusurlarını ve eksikliklerini gözden geçirip çözüm getirmek ve aralarında merkez bankası sistemi de olan bankacılık reformları konusunda araştırma yapmak üzere kongre tarafından Ulusal Para Komisyonu kuruluyor ve Aldrich bu komisyonun başkanlığına getiriliyor. O gün Aldrich dışında Jekyll Adası’na gelenler arasında şimdi Citibank olarak bildiğimiz The National City Bank of New York başkanı Frank Vanderlip, JP Morgan’dan Henry Davison, yatırım bankacısı Paul Warburg, ABD Hazine Bakan Yardımcısı Abram Piatt Andrew gibi finansal piyasaların çok önemli isimleri var.
Yaklaşık bir hafta süren toplantılar, görüşmeler ve istişareler sonrasında ortaya çıkan plana göre Ulusal Rezerv Birliği (National Reserve Association) kurulacak, on beş bölgesel merkez bankasından oluşan bir sistem oluşturulacak, bu yeni sistem üye bankalarına gerektiği anda acil destek fonları sağlayacak ve FBUS ile SBUS gibi hükümetin mali organı gibi işlev görecekti. Fakat bu teklif kongrede kabul görmedi. 
Aldrich’in planı ile ilgili en önemli sorun bu on beş bölgesel merkez bankasının özel bankerler tarafından kontrol edilmesini teklif etmesiydi. Ülke ekonomisini kontrol eden sistemin yönetiminin bireysel bankerlere teslim edilmesine hiç sıcak bakmıyordu kongre. Hele 1907 paniği sonrası bankacılara duyulan öfke nedeniyle böylesi bir yasanın kongreden geçme ihtimali yok denecek kadar azdı.
Jekyll Adası’ndaki toplantı sonrası ortaya çıkan bu plan kongreden döndü belki fakat üç yıl sonra kabul görecek olan ve Fed’in doğmasını sağlayacak olan Federal Rezerve Yasası (Federal Reserve Act) için büyük oranda Aldrich planı baz alınacaktı. Bu yasaya göre kendi bölgelerinde yer alan bankaların sahibi olacağı sekiz ila on iki arası özerk bölgesel Rezerv Banka (Reserve Bank) kurulacak ve bu bankalar ABD Başkanı’nın belirleyeceği Federal Rezerv Kurulu (Federal Reserve Board) tarafından koordine edilecekti. Orijinal plana göre kurulda ABD Hazine bakanlığından iki yetkili yer alacak ve diğer üyeler de özel bir çıkar grubunu değil halkın çıkarını temsil etmesi amacıyla ABD Başkanı tarafından atanacaktı.
Zamanının ABD Başkanı Wilson’un bizzat ‘para odağı’ olarak adlandırdığı küçük bir banker grubun ülkenin para ve kredi kanallarının kontrolünü elinde tutması politikacıların en büyük endişesiydi ve bu kontrol gücünün dağıtılarak mümkün olduğu kadar halkın çıkarını güdecek yöneticilere devredilmesi kongrenin veya en azından Wilson ve Demokratların önceliğiydi. Federal Reserve Yasası bu amaca en yakın plan gibi görünüyordu ve yasa 23 Aralık 1913’de kongreden geçerek Federal Reserv Sistemi, yani Fed resmen dünyaya gelmiş oldu. 
Fed’i bilen ve finans piyasaları ile ilgilenen herkesin de mutlaka bir noktada kendini içinde bulduğu Fed komplo teorilerinin kaynağı Jekyll Adası’ndaki toplantı ve Federal Rezerv Yasası’nın Noel Tatili nedeniyle bir çok kongre üyesinin tatilde olduğu bir tarihte kongreden geçirilmesi.
Jekyll Adası’ndaki toplantıyı düzenleyen ve kongre tarafından kurulan Ulusal Para Komisyonu’nun başkanı senatör Nelson Aldrich bu hikayede sadece siyasi bir figür olarak yer almıyor. Aldrich aynı zamanda dünyanın en büyük bankacı ailelerinden Rockefeller ailesinin önde gelen üyelerinden John D. Rockefeller’in kayın babası. 
Toplantıyı komplo teorisyenlerinin favorisi haline getiren diğer bir özellik ise çok büyük bir gizlilik içinde başlaması, sürmesi ve sona ermesi. Görüşmeler o kadar gizli bir havada gerçekleşiyor ki katılan banker ve siyasiler kimliklerini adadaki görevlilerden gizlemek için birbirleriyle isim ve soy isimleriyle hitap etmiyorlar. Katılımcılar adaya gelirken kesinlikle beraber görünmemeleri konusunda sıkı tembihler ediliyor ve hatta bazı söylentilere göre katılımcılardan biri daha önce hiç avlamamış olsa da olur da biri ‘nereye gidiyorsun?’ diye sorarsa ‘ördek avına gidiyorum.’ diyebilmek için yanında bir av tüfeğiyle yol çıkıyor.
Aşırı gizlilik durumuna ‘bankerler tarafından ortaya çıkarılmış bir plan ne kadar verimli ve faydalı olsa da kongre tarafından asla kabul edilmezdi’ şeklinde bir açıklama getirenler var fakat komplo teorisyenleri bu toplantıyı tamamen milyoner bankerlerin finansal sisteminin kontrolünü ele geçirme operasyonu olarak görmeye devam ediyor.
Yasanın 23 Aralık’ta kongreden geçirilmesi kuşku uyandıran başka bir durum. Komplo teorisyenlerine göre Federal Rezerv Yasası tatil döneminde muhaliflerin kongrede olmadığı bir sırada onaylanarak oldu bittiye getirildi. Bu teoriye karşı sunulan argüman ise ‘bu faydalı yasa muhaliflerin ön yargılarına kurban gitmesin diye bu dönemde geçirildi’ şeklinde.
Fed ile ilgili komplo teorileri bitmek bilmiyor. Sadece kuruluş dönemi ile ilgili değil, ABD başkanlarına düzenlenen suikastlerden kasten çıkarılan krizlere kadar bir çok komplo teorisine maruz kalmış bir kurum Fed. Fakat komplo teorilerini bir tarafa bırakıp bildiğimiz gerçeklere dönelim tekrar.

Fed ilk kurulduğunda yapısı nasıldı? Neden 12 Fed var? Kuruluş yıllarında ortaya çıkan krizlere Fed’in cevabı ne oldu? Dördüncü bölümde…

****

Geçmiş dönemlerde aynı kategoride neler yazdık? Sizi TCMB Kararları ve Dolar/TL Yorumu başlıklı yazımıza davet edelim.