Negatif Faizden Kaçış

AUD/USD Raporu – 21.03.2016

Negatif faizler öncesi zaten dört yıl vadeye kadar Japonya devlet tahvilleri eksi faiz verirken BoJ’un 29 Ocak’taki kararı sonrasında artık on vadeye kadar devlet tahvilleri yatırım yapan yatırımcılara eksi getiri(?) sağlıyor. Mesela şu anda on yıllık tahvil faizi %-0.10, beş yıllık tahvil faizi %-0.21, altı aylık tahvil faizi ise %-0.15 getiri sağlıyor yatırımcılarına. Yani şu an üç ay ile on yıl vadeye kadar Japonya devlet tahviline yatırım yapanlar eğer kağıtları vade sonuna kadar elinde tutarlarsa teknik olarak Japonya hazinesinden faiz almayacak hazineye tahvillerini tuttukları için faiz verecekler.

Pek farkında değiliz belki fakat finansal piyasalardaki geleneksel işleyişin ve iktisat teorilerin alt üst olduğu iktisat tarihi açısından çok önemli bir dönemden geçiyoruz. Negatif/aşırı düşük faizler nedeniyle bankaların tasarruf sahipleri ile ihtiyaç duyanlar arasındaki aracı rolünün tehdit altına girdiği, klasik politikaların, teorilerin pek karşılık bulmadığı sıra dışı bir dönem.

Merkez bankalarının negatif faizler gibi sıra dışı para politikası araçlarına başvurmasıyla finansal piyasalarda getiri de artık aslanın ağzına düşmüş durumda. Japonya Merkez Bankası Ocak sonunda negatif faiz uygulayan merkez bankaları kulübüne katılması sonrası Bloomberg tarafından yapılan anket getiri peşindeki bölgesel bankaların içeride veya dışarıda yüksek getirili varlıklara yöneldiğini gösteriyor.

Bazı bankalar bu süreci çoktan başlatmışlar bile. Diğerleri ise planlama/değerlendirme aşamasında. Daha yüksek getirili varlıklara örnek olarak yabancı ülke tahvilleri ile yurt içi ve yurt dışı borsalar gösteriliyor ankete katılanlar tarafından. Japonya’da bölgesel olarak nitelendirilen bu bankalar 36 trilyon yen kadar (yaklaşık 320 milyar dolar) devlet tahvili elinde tutuyor. Hepsi değil ama 320 milyar dolarlık sermayenin kayda değer bir bölümünün önümüzdeki süreçte Japonya tahvillerinden çıkarak yurt içi ve dışı borsaları ile yurt dışı tahvillerine girmesinden bahsediyoruz. Ve bu bahsettiğimiz sadece bölgesel bankalar. Japonya’nın önde gelen büyük bankalarının elindeki JGB’lerin (Japonya devlet tahvili) tutarı da yaklaşık 50 trilyon yen tutarında.

Yabancı ülke tahvilleri derken Japonya sermayesinin daha önceleri de yoğun ilgisini çekmiş Avustralya akıllara geliyor. An itibariyle on yıllık Avustralya tahvilleri %2.60’lık getiri sunuyor. Bir yıllık tahvillerin getirisi ise yine %2’nin hemen üzerinde. Üç büyük kredi derecelendirme kuruluşundan da en yüksek kredi notuyla derecelendiriliyor Avustralya.

Yine üç kredi derecelendirme kuruluşundan da en yüksek nota sahip diğer bir ülke olan Almanya’da dokuz yıla kadar vadeli tahvillerde faiz negatif. On yıllık devlet tahvilinin getirisi ise sadece %0.22. Yani getiri/risk oranı açısından Avustralya çok büyük bir nimet Japon yatırımcılar için. Aslında sadece Japonya değil yüksek getiri düşük risk arayan tüm yatırımcılar için güzel bir fırsat Avustralya.

Dolayısıyla da sermaye akışları önümüzdeki süreçte Avustralya doları için pozitifler hanesine yazılabilir. Fakat bu olası sermaye girişinin tek başına Avustralya ekonomisi ile ilgili tüm sorunları çözmesi söz konusu değil. Son zamanlarda emtialarda yaşanan toparlanmanın sönüp gitmemesi ve Çin üzerindeki kara bulutların dağılması gerekiyor Avustralya doları için tam anlamıyla iyimser olabilmek için.

Ayrıca oyunun diğer bir önemli aktörü merkez bankası RBA. Kurlardaki yükselişin RBA’da keyifleri bozduğunu ve aşırı değer kazanmasına engel olmak isteyeceğini de tahmin etmek zor değil. Bu nedenle AUDUSD’deki yükselişin uzun süre devam etme ihtimali düşük bizce ve şu anki seviyeler uzun vadeli satış fırsatı sunuyor.

****

Geçmiş dönemlerde aynı kategoride neler yazdık? Sizi AUD / USD Paritesi Yorumu - 15.10.2015 başlıklı yazımıza davet edelim.