ABD BAŞKANLIK SEÇİMLERİ ÖZEL RAPORU – 8 Kasım 2016

ABD Başkanlık Seçimi Yarışında Kim Önde?

Başkanlık seçimi yarışında son metrelere girdik ve Amerikan halkı artık yavaş yavaş yeni başkanını seçmek için sandıklara gitmeye başlıyor. Piyasalar için son dönemlerin en önemli gelişmesi olduğuna kimsenin bir itirazı yoktur herhalde. Hatta belki de Cumhuriyetçi aday Trump’ın ekonomik planı ve keskin söylemleri nedeniyle yakın dönemin piyasalar açısından en kritik ABD başkanlık seçimi olduğunu bile söyleyebiliriz.

Her şey önce herkesin en çok merak ettiği seçim yarışında kim önde, kim kazanacak sorularına aşağıdaki tablo ile bir cevap verelim. Aşağıda son 20 yirmi anketlik tablo var ve yirmi anketin ikisinde Trump, on altısında Clinton önde. İki ankette ise adaylar berabere. Neredeyse bütün anketlerin FBI Clinton aklaması öncesine ait olmasına rağmen Demokrat adayın anketlerde net favori olduğunu dip not olarak bir yere yazalım.

abd_secimleri_anketleri_tablo_11_08
Kaynak: Real Clear Politics, Financial Times

Hangi aday kazanırsa piyasalar nasıl tepki verir sorusuna biraz sonra cevap vermeye çalışacağız ama önce biraz seçim sisteminden kısaca bahsedelim. ABD halkı seçim sandığına giderek desteklediği partiye oy vereceğini duyuran delegeye oy veriyor aslında ve daha sonra bu delegelerin vereceği oylarla da ABD başkanı seçiliyor.

Yani Clinton’a oy vermek isteyen bir seçmen bölgesinde Clinton’a veya Demokrat Parti’ye destek veren delegeye oy verecek. ABD genelinde toplam 538 delege var ve bu delegeler eyaletlere nüfus bazlı olarak dağılmış durumda. Mesela 40 milyona yakın nüfusla ABD’nin en kalabalık eyaleti olan California’da 55 delege varken, 20 milyona yakın nüfusa sahip Florida’da 29 delege var. Sisteme göre bir kaç istisna dışında bir eyalette en yüksek oyu alan aday o eyaletin bütün delegelerini kapmış ve toplamda 270 delegenin desteğini alan aday yarışı kazanmış oluyor.

Doğu ve batı yakası arasında üç saat zaman farkı olduğu için bize daha yakın olan doğu eyaletinde oy verme işlemi daha erken başlıyor. Dolayısıyla da doğu yakasında oy verme işlemi daha erken tamamlanacak ve ilk sonuçları da doğu eyaletlerinden alacağız. Mesela doğu zaman diliminde (EST) olan Florida eyaletinde sandıklar TSİ 3.00’de kapanacakken Pasifik zaman diliminde (PST) olan California’da sandıklar TSİ 7.00’de kapanacak.

Toss-up Eyaletler

Başkanlık yarışında toss-up eyalet denen eyaletler belirleyici olacak. Bunlar aradaki farkın çok küçük olduğu herhangi bir adayın net üstünlüğü olmayan eyaletler. Diğer eyaletlerde geçmişteki politik eğilimden ve anket sonuçlarından delegelerin hangi adaya gideceği az çok belli. Mesela California’da anketler Clinton’ın Trump’a 20 yüzde puan fark attığını gösteriyor. 1992 yılından bu yana bütün seçimlerde de Demokrat Parti’nin net bir üstünlüğü var. Diğer yandan Teksas’da anketlerde Trump’in liderliği 15 puana kadar yükseliyor ve son 40 yılda sadece bir kez Demokrat Parti bu eyalette kazanmış.

Toss-up eyaletler ise anketlerin kimin kazanacağı yönünde pek bir fikir vermediği ve geçmiş seçimlerde sıkça iki parti arasında el değiştiren eyaletler. Bunlara örnek olarak Florida (29 delege), Pennsylvania (20 delege), Ohio (18 delege), Kuzey Carolina (15 delege) gibi eyaletleri gösterebiliriz. Aşağıdaki tabloda en önemli toss-up eyaletlerde düzenlenen son anket sonuçlarını görüyoruz.

abd_secimleri_toss-up_states_11_08
Kaynak: Real Clear Politics, Financial Times

En fazla delegeye sahip toss-up eyaletlerin (Florida, Pennslyvania, Ohio, Georgia, Michigan, Kuzey Carolina) doğu zaman diliminde yer aldığını belirtelim. Bu eyaletlerde galip gelen adayın başkanlık ipini göğüsleme ihtimali çok yüksek. Bu da yeni başkanın kim olacağı konusunun Türkiye’de sabah güneş doğarken büyük oranda belli olacağı anlamına geliyor. Tabi 2000 seçimlerinde olduğu gibi bu eyaletlerde oy oranlarının bir birine çok yakın çıkmaması durumunda.

Sonuçlara Piyasa Tepkisi Ne Olur?

Şimdi gelelim piyasalara… Clinton’ın FBI tarafından email soruşturmasında tekrar aklanmasına piyasaların hafta başından bu yana verdiği tepkiyi bir prova olarak kabul edersek seçimlerden Clinton’ın zaferle çıkması durumunda doların euro, pound, yen gibi majör para birimlerine karşı değer kazanması, başta Meksika Pezosu olmak üzere liranın da içinde bulunduğu gelişmekte olan ülke para birimlerine karşı ise değer kaybetmesi makul bir beklenti.

Bu senaryo risk iştahı için pozitif olduğundan altında düşüş, petrolde ise yükselişi beraberinde getirebilir. Diğer yandan borsalarda genel bir bahar havası, güvenli liman olarak görülen ülke tahvillerinde satış, riskli görülen ülke tahvillerine ise giriş yaşanabilir. Cumhuriyetçi aday Trump’ın galip çıkacağı senaryoda ise piyasadaki hareketler bu değerlendirmelerin tam tersi yönünde gerçekleşebilir.

USDTRY’yi özel olarak ele aldığımızda önemli seviyeler olarak yukarıda ilk olarak 3.1850, sonra da 3.20 bölgeleri dikkat edilmesi gereken seviyeler olarak dikkatimizi çekiyor. Aşağıda ise ilk olarak 3.1450 sonra da 3.1250 takip edilmesi gereken destek seviyeleri. Trump’ın başkan olarak seçilmesi durumunda dolarda ne yazıkki olası bir yükselişle 3.20’lere doğru bir atak gelebilir. Diğer yandan Clinton’ın başkan seçilmesiyle birlikte risk iştahının iyileşmesi dolarda 3.1250’lere doğru bir düşüşe neden olabilir.

Bu değerlendirmelerin kısa vade için geçerli olduğunu altını çizmekte fayda var. Clinton’ın başkan olarak seçilmesi Fed’in Aralık ayı faiz artışı önündeki önemli bir riski ortadan kaldıracağı için dolarda yaşanacak olası bir geri çekilmeyi uzun vadeli dolar boğaları alış fırsatı olarak görebilir.

****

Geçmiş dönemlerde aynı kategoride neler yazdık? Sizi Forex Takvimi - 01.06.2015 başlıklı yazımıza davet edelim.